“Üretmek son derece değerli”

Aslı Şarman – Wicasa Group Yönetici Ortak

Aslı Şarman kimdir?

Doğma büyüme İstanbullu olanlardanım. Üniversite dâhil tüm öğrenim hayatımı İstanbul’da geçirdim. Boğaziçi Üniversitesi’ni bitirdikten sonra 1986 yılında Pullman Etap Marmara Oteli’nde Management Trainee olarak iş hayatına başladım. Sonrasında kazandığım bir burs ile İsviçre’de 1 yıllık Bütünleşik Pazarlama Programı’na devam ettim. Türkiye’ye dönüş sonrasında Turkcell’de göreve başladım ve 2003 yılında Turkcell’deki Prepaid Coordinator görevimden ayrılıp Wicasa Group’u kurdum. 2003’den bugüne kadar da Wicasa Group’ta Ajans Başkanı olarak görev yapmaktayım. Bu yıl içinde de W Data isimli yazılım firmamızı kuruyoruz, sanırım Ağustos ayında kuruluş işlemleri tamamlanmış olacaktır.

Yakın zamanda WPO Türkiye, Kagider üyesi oldum. 2010 yılından beri çeşitli üniversitelerde lisans ve lisansüstü öğrencilere CRM, Dijital Pazarlama, Müşteri Stratejileri konularında ders veriyorum. Ayrıca Arya Kadın Yatırım Platformun’da Arya Lideri ve yatırımcısıyım.
Evliyim 20 yaşında da bir oğlum var.

Wicasa Group hizmetlerinden kısaca bahseder misiniz?

Wicasa Group CRM konusunda uzmanlaşmış; Türkiye’de faaliyet gösteren firmalara CRM ajans ve danışmanlık hizmetlerini sunan 2 ayrı yapıdan oluşan bir gruptur.
CRM Danışmanlığı başlığı altında; CRM süreç danışmanlığı, CRM uygulama danışmanlığı, sadakat pazarlaması & program danışmanlığı, analitik CRM uygulaması & danışmanlığı, KVKK Uyumluluğu analiz & danışmanlığı, veri tabanı yönetim danışmanlığı hizmetlerini sunuyoruz.
CRM ajans hizmetleri başlığı altında ise; dijital deneyim tasarımı, 3. parti iş birliktelikleri, veri analitiği ve raporlama hizmetleri, sadakat pazarlaması, veri tabanına dayalı pazarlama hizmetleri, sosyal medya ve SCRM yönetimi hizmetlerini sunuyoruz.

Türkiye’nin ilk müşteri ajansı kimliğimizi de pazar lideri konumumuzla sürdürüyoruz.

Bahsettiğiniz başlıklar arasından “sadakat yönetimi”dikkatimi çekti. Bu alanda nasıl bir hizmet veriyorsunuz?

15 yıldır Türkiye pazarında birçok markaya bu konuda hizmet sunduğumuz için ciddi bir tecrübeye sahibiz. Birlikte çalıştığımız markalara 3 ana başlıkta hizmet sunuyoruz.

Sadakat Programı Planlamada; markanın finansal yapısına, coğrafi dağılımına, satış kanallarına, ürün tipine, ortalama alış frekansına ve hedef kitlesine bakarak, nasıl bir Sadakat Programı olması gerektiğine birlikte karar veriyoruz. Sonrasında da tüm yapılanmayı planlayarak hayata geçiriyoruz
3. parti İş birliktelikleri ile Sadakat programı kapsamında farklı segmentteki müşterilere yönelik markalar arası iş birliktelikleri, kampanyaları planlıyor, hayata geçiriyoruz. Ardından da geri dönüşleri ölçümleyerek, kalıcı program iş birlikteliklerini ortaya koyuyoruz.

Sadakat Programı Yönetim Ortağı hizmetimizde de gerek altyapısal, gerek analitik, 3. parti iş birliktelikleri ya da kampanya yönetimi konusunda baştan uca tüm sürecin yönetimi konusunda markalara hizmet sunuyoruz. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu bu hizmetimizi tercih etmektedirler.

“Sosyal medya tarafında bir markanın başarılı olma kriterinden önce, markanın sosyal medyada ne amaçla yer alacağı ve hedeflerinin net olarak tanımlı olması gerekmektedir.”

Sosyal medya yönetimiyle ilgili pek çok bilgiye ulaşmak mümkün. Ancak herkesin tek bir ağızdan söylediği yöntemleri uygulayan her firma aynı sonucu almıyor. Nerede yanlışlık yapılıyor, bunun sebebi nedir?

Sosyal medya’da başarılı olmak ne demek? Belki sizin sorunuza buradan başlayarak cevap vermek doğru olacaktır. Başarıyı hangi ölçümlenen kriterlere bağlayacağız, takipçi sayısına mı? Engagement oranına mı? Beğeni adedine mi? Paylaşıma mı?

Sosyal medya tarafında bir markanın başarılı olma kriterinden önce, markanın sosyal medyada ne amaçla yer alacağı ve hedeflerinin net olarak tanımlı olması gerekmektedir. Bunu yaparken de ilk iş olarak markanın Müşteri Stratejileri ile OmniChannel yapısında, sosyal medyayı nasıl konumlandıracağını net bir şekilde tanımlamış olması gerekmektedir. Bu temel yapı oluşturulmamış ve bir bütünlük arz etmiyorsa, ne yapılırsa yapılsın, hangi ajans ile çalışılırsa çalışılsın bu mecrada başarılı olmak pek mümkün olmayacaktır.

Müşteri kendi dünyasında (yani beyninde) OmniChannel yapısını çoktan kurup, başarılı yönettiğinden ötürü, müşterisi olduğu ya da takip ettiği markaların her kanalda farklı bir ajans vasıtası ile yürüttüğü bütünsel olmayan iletişimi ve hatalarını çok net görmekte ve kolaylıkla takipten, etkileşimden vazgeçmektedir.

“Firmaların aktif büyüklükleri “veri” kalitesi ve büyüklüğüne göre ölçümlenir oldu”

Uzun yıllardır hizmet veren bir firma sahibi olarak şirketlerin geçmişten bugüne değişimini nasıl yorumluyorsunuz? Danışmanlarınız en çok hangi konularda bilgi almak istiyorlar?

Eskiden üretim merkezli olan ve her şeyi kendi içinde çözmek isteyen büyük organizasyonlar yerini son 10 yılda hızlı bir şekilde iletişim ve müşteri odaklı, core işine odaklanmış, birçok destek hizmetini outsource etmeye yönelmiştir. Bu nedenle de birçok küçük ve orta ölçekli belirli bir konuda uzmanlaşmış şirketler iş dünyamıza girmiştir. Şirketlerin bütçelerinde de bunun yansımasını görmek mümkün, eskiden bütçede %40-45 oranında olan personel masrafı yerini dış kaynak kullanımına bırakmaktadır.

Bu değişimi şirketlerin iletişim ve markalaşma süreçlerinde de görüyoruz. Televizyon, radyo, gazete gibi çizgi üstü iletişim yerine şirketler, çizgi altı dediğimiz kanallara daha fazla yöneldiler. Artık veri, son derece kıymete bindi. Firmaların aktif büyüklükleri “veri” kalitesi ve büyüklüğüne göre ölçümlenir oldu. Artık ne ürettiğinden ya da ne kadar geniş mağaza zinciri olduğundan ziyade, kaç müşterisi olduğu, müşteri yaşam boyu değeri, alternatif satış kanalları ve frekans konuşulur oldu. Müşteri elde tutma oranı, genç müşteri oranı artık yönetim kurullarında en çok konuşulan konu ve hedefler olmaya başladı. Tabi ki markaların tüm bunları ölçümleyecek alt yapı yatırımlarına öncelik vermesi, bu pazarın da büyümesine neden oldu. Büyük ve çok uluslu markaların yarattığı bu farkındalığı yerel zincirler takip ederken, artık kobilerin de bu yapılanmaya geçtiklerini görüyoruz.

Müşteri, Şirketin Can Damarıdır

Şirketlerin en çok hangi hataları yaptığını gözlemlediniz?

Müşteri, bir şirket için en önemli kaynaktır, belki de şirketin can damarıdır. Ancak nedense şirketler müşteriden ziyade ürünlerine, markalarına odaklanmış durumdalar. Birçok markanın yaptığı gibi ezber işler ile farklılaşmadan iletişim ve müşteri politikalarını sürdürüyorlar. Ama son 5 yılda müşteri davranışlarındaki değişimler markalarda da değişimi zorunlu kıldı ama bu değişimi yakalayabilen, müşteriyi merkeze koyan, OMNİCHANNEL yapısını kurup, müşteri strateji ve hedeflerine göre ilerleyen marka sayısı maalesef ülkemizde sayılabilecek kadar az. Hele yerel markalara bakarsak bu 2 elin parmaklarını geçmeyecek sayıda.


Zaman çok hızlı ilerliyor özellikle teknoloji alanıyla daha iç içe olan işlerde çalışmalar çok çabuk eskiyebiliyor. Wicasa kendisini nasıl güncelliyor?

Biz her gün dünyada bugün yeni ne oldu, trend nedir diye işe başlıyoruz. Bünyemizde sadece bu amaçla çalışan yani işleri dünyadaki teknolojik gelişmeleri, best prctise’leri ve müşteri trendlerini takip eden 2 arkadaşımız bulunuyor. Tek yaptıkları takip etmek ve markalarımıza yeni fikir üretmek. Bu konuda 2019’da kadromuzu daha da arttırmayı hedefliyoruz.

Kısa ve uzun vadede hedefleriniz nedir?

Wicasa olarak hedefimiz Türkiye’de yakaladığımız büyüme ve başarıyı aynı hızlı devam ettirirken, Doğu Avrupa’ya taşımak ve orada da büyümek.
Bunun yanında ikinci şirketimiz olan ve hukuk teknolojilerinde ürünler geliştiren W-Data’nın Wlegal ürününü 2018 yılında Türkiye pazarında tutundurmak ve 2019 yılında Avrupa’ya tanıtmak.
“Üretmek son derece değerli”
TurkAz Magazine olarak, kadının ekonomiye katılmasını destekliyoruz. Siz “iş yaşamında kadın” için neler söyleyeceksiniz?

20 yaşında iş hayatına atılmış, gerek kurumsal dünyada çalışmış gerek yatırımcı gerekse de girişimci kimlikleri olan bir iş insanı olarak, tüm bireylerin ekonomik hayata katılması ve üretmesi gerektiğine inanıyor ve elimden geldiğince de desteklemeye çalışıyorum. Özellikle de kadınların kayıtlı ekonomide yer almaları sadece aileler için değil, ülke ekonomisi için önemli bir değer.
Ben iş dünyasında cinsiyet farkı olmadığına, kadının da erkeğinde her işi aynı kalitede yapabileceğine, bunun birey bazındaki kişilik özelliklerine bağlı olduğuna inananlardanım. O nedenle de her insan kendi tarzıyla hayata ve işe dokunur.

Her insanın üretmeye ve kazanmaya ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Küçük ya da büyük, üretmek son derece değerli. Bu üretim profesyonel amaçlarla olabilir, sosyal amaçlarla olabilir ancak insanoğlu kendi için ve içinde bulunduğu toplum için bir şeyler yaratabilme yeteneği ile donatılmıştır. Bu hediyeyi kullanmamız gerektiğine inanıyorum.

Türkiye-Azerbaycan arasında köprü olmayı hedefliyoruz. Siz Türkiye-Azerbaycan dostluğu hakkında ne
söyleyeceksiniz?

Azerbaycan bizim de içine girmek, dâhil olmak istediğimiz hedef pazarlardan. Özelliklede dil birliğimizin olması, kültürel yakınlıklar iş dünyası için inanılmaz önemli bir avantaj. Röportajımız vasıtasıyla dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a Wicasa’nın ofislerinden birini yerel bir partner ile açma hedefini yakalayacak iş birliğinin ilk adımlarını atılmış oluruz.

Hayata dair temel felsefeniz var mı?

Olumlu düşünmek, size pozitif geri dönüşler getirir. Zorluklar olmasa başarının tadı ve keyfi olmaz.
Çalışma ortamınızda yanınızdan ayırmadığınız, vazgeçemediğiniz bir şeyiniz var mı?
Cep telefonum ve gözlüğüm
Sizi anlatan üç kelime…
Yaratıcı- hızlı düşünen – cesur

No Comments Yet

Comments are closed

Turkaz Magazine dijital dergi platformudur.
Hello. Add your message here.