EDİTÖRDEN, Genel

Azerbaycan Türklerininin Soykırım Gecesi ve Dünyanın Duymadığı İmdat Çığlıkları

20 Ocak 1990. Azerbaycan tarihine adını kanlı harflerle yazdıran soykırım…

Ermenistan, Dağlık Karabağ’ı kendine bağlamak istemesiyle başlayan işgal sürecince bir sürü masum cana kıydı. Dağlık Karabağ, Ermenistan tarafından halen işgal altında.

Azerbaycan halkının demokrasi ve azatlık uğruna yürüttüğü mücadeleyi kana bulayarak engellemek isteyenlerin tarihe geçen vahşetlerinin yaşandığı bir gece…

Birçok ülke, yıllardır bu vahşeti ve soykırımı görmezden gelmelerine rağmen gerçeklerden asla kaçınılmayacağını gayet iyi biliyordu. Ne olursa olsun hiçbir şey bu gerçeği değiştiremezdi. Azerbaycan’ın bu yolda çok ağır kayıpları ve fedakarlıkları oldu. Peki bunca şeyden sonra geri alınamaz mıydı? Eğer Azerbaycan kan dökülmesini, masum canlara kıyılmasını ve savaşı isteseydi elbette alınırdı buna hiçbir şüphe yok. Ama Azerbaycan hak, hukuk ve barışın yoluyla geri verilsin istedi.  Azerbaycan halkının hakkı olan bu topraklara er ya da geç elbet bir gün kavuşacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Azerbaycan’ın maruz kaldığı bu soykırım, ülkenin gelişimini ve ekonomisini olumsuz yönde etkilemiştir. Azerbaycan; tarihi, kültürü, medeniyeti ile kökleri sağlam olan bir ülkedir. Bu güçlere dayanarak kalkınmayı başarmıştır. Ve bugün önemli bir konumda yer almaktadır. Ülke, ekonomisini büyütmüş ve uluslararası arenada kendini kanıtlamıştır. Uluslararası arenada önemli adımlar atan ülkemiz, düşmanlarına karşı en güzel cevabı vermiştir.
Azerbaycan’ın kanayan yarası olan ve acısı halen damarlarımızda dolaşan bir katliam gecesinde Azerbaycan halkının kahramanlığı tarihe yazıldı..

Ä°lgili resim

20 Ocak 1990. Çocukluğumun şahitlik ettiği en karanlık ve kanlı geceydi.

Gece uykumuzdan silah sesleriyle uyanıp, korkuyla evlerimizin pencerelerinden tankların geçişini izlediğimiz ama ne olduğunu anlayamadığımız bir geceydi. Savaşın nasıl bir şey olduğunu daha önce hiç duymamıştık. Neler olacağını bilmiyorduk. 19 u 20 ye bağlayan gece. Halkın tek yumruk ve tek yürek olduğu, düşmana canını siper ettiği bir geceydi.
Karabağ’ı Ermenistan’a bağlamak isteyen Garbaçov yönetimine karşı halkımız ayaklanmıştı. Azerbaycan halkının 70 yıl birlikte yaşadığı Ruslar ve Ermeniler birlik olup halkın elindeki silahlara el koymuştu ve hain katliamları için zemin oluşmuştu. Halkımızı topla, tüfekle katletmeye gelen hainlerin karşısına şehitlerimiz canlarını ortaya koyarak mücadele etti. Ve kahramanlıklarını tarihe yazdırdılar.

Hain kurşununa kurban giden şehitlerimiz asla unutulmayacaksınız! Sizler yalnızca bugün değil her zaman kalbimizdesiniz. Bu nesil sizden cesareti, vatanını sevmeyi öğrendi. Siz hiç tereddüt etmeden bu vatan için canlarınızı tankların önüne atan, topraklarınızı korumak için hain kurşunlara kendinizi siper eden şehitlerimiz. Mekanınız cennet, ruhunuz şad olsun!

Katil mermisine kurban giderken,

Gözünü sabaha dikti şehitler.

Üç renkli bayrağı öz kanlarıyla,

Vatan göklerine çekti şehitler

Tarihi yaşatıp dileğimizde,

Bir yumruğa döndük o gece biz de.

Yıkıp köleliği yüreğimizde,

Cesaret mülkünü dikti şehitler.

Evlerin tarandığı, halkın sokaklara döküldüğü ve gözlerimizin önünde vatandaşlarımızın öldürüldüğü bu geceyi nasıl unuturuz? Nasıl unuttururuz?

Uzun yıllar Sovyetler Birliği himayesinde olan Azerbaycan, Rusların baskısı altında yaşam sürmüş, kendi adetlerini ve hatta dinlerini bile özgürce yaşayamamıştır. Sovyetler Birliği’nden ayrılmak ve  kendi cumhuriyetinin çatısı altında halkını toplamak isteyen ülke 1988 yılında mücadelelere başlamış ve 1990 yılına kadar bu yolda istikrarla devam etmiştir. Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği’nden ayrılıp kendi başına güçlü bir ülke haline gelmesini istemeyen Sovyetler Birliği ise vahşice bir soykırım planlamış ve Azerbaycan topraklarının bir kısmını ele geçirmiştir. O dönemde Rus emperyalizmi, Azerbaycan halkının silahlarını elinden alıp Ermenilere vermişti. Ülkeye hakim olan Rus ordusu, planladıkları hain saldırıyı ülkenin içinde gerçekleştirerek kolaylıkla başarılı olacaklarını biliyorlardı. 19 Ocak Gece saat 12’de Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye giren hainler, şehri her yönden ateş yağmuruna tutarak kana bulamıştı.

Halkın kaçacağı bir yer yoktu ve savunmasızdı. Yollar kapatılmış, haberleşme engellenmiş, hastaneler ele geçirilmişti. Silahsız ve savunmasız halkın karşısına çeşitli silahlarla, tanklarla çıkan düşman, evlere ateş ediyor, karşısına çıkan insanları tanklarla ezerek vahşice öldürüyordu. 20 Ocak 1990’da Azerbaycan halkının demokrasi ve azatlık uğruna yürüttüğü mücadeleyi yok etmek için yapılan bu katliam gecesi tarihe “kanlı gece” olarak geçmiştir. Bu kanlı gecede katledilen şehitlerimiz, Bakü şehrinin en yüksek yerinde yapılan ŞEHİTLER XİYABANI’nda defnedilmişlerdir.

Şehitlerimizi derin üzüntü ve saygıyla anıyoruz.

-Yegane Guliyeva

Tags: