BEYAZ ALTINLA GELEN İSTİHDAM


Her yazımda üretime teşvik eden, üretimi mümkün olan alanlara ve konulara değinmeye çalışıyorum. Okurlar bilir; geçtiğimiz sayılarda üzüm-şarap, balıkçılık, tarım ve hayvancılık gibi konulara değindim. Üretim potansiyeli mevcut alanlarda, planlı üretim yapılabildiği takdirde ne tür kazançlar sağlanabileceğini örneklerle sizlere yazmaya çalıştım.
Çünkü artık devletlerin üretmekten başka çözümü yok. Salt tüketen bireyler, toplumlar olmak yerine üreten bireyler toplumlar olmalıyız. Bunu başardığımız takdirde ekonomik anlamda dışardan gelen darbelere karşı koymamız mümkün olur. Dolayısıyla ben bu yazımda yine üretim diyeceğim ve tekstil sanayisinin lokomotif ham maddesi olan pamuk üretimini ele alacağım.
Öncelikle pamuk yaygın ve zorunlu kullanım alanıyla beraber yarattığı katma değer ve istihdam açısından ekonomik önemi yüksek olan bir tarım ürünü. Pamuk, işlenmesi açısından çırçır sanayisinin, lifi ile tekstil sanayisinin, çekirdeği ile yağ ve yem sanayisinin, linteri ile de kâğıt sanayisinin hammaddesi durumundadır. Ancak bunların içinde en önemlisi elbette tekstil sanayisi. Pamuk lifi tekstil sanayisini vazgeçilmez ham maddesi.Bu yönleriyle baktığımızda pamuğa olan ihtiyaç tüm dünyada her geçen gün artış gösteriyor ve buna bağlı olarak talep de sürekli artıyor.

Ülkemiz ve Dost Ülke Azerbaycan, Pamuk Üretiminde Nerede?
İki ülkeyi mukayese ederek başlıyorum zira bu konuda hem ticari hem bilgi anlamında alışveriş yapmamız, ortaklaşa projeler geliştirmemiz ve bunun sonucu olarak tekstil ve hazır giyim sektörüne kaynak sağlayıp üretimi arttırmamız ve hazır giyimde dünya markaları yaratmamız için önümüzde hiçbir engel yok.
Türkiye’de pamuk üretimi; Cumhuriyet ile birlikte tarım sektöründeki reformlar arasında yerini almış ve Mustafa Kemal’in başlattığı her konudaki yeniden yapılanma hareketleri içinde pamuk tarımı da kendi payına düşeni almıştır. Ancak ilk etapta deneme çalışmaları yapılmış, yaygın olarak üretimi ise 1960’lı yıllarda gerçekleşmiştir. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı dönem ise 1984/85 ve 1998/99 yıllarında olmuştur. Daha sonraki yıllarda pamukta girdi maliyetlerinin yükselmesinden ve alternatif ürünlerle olan rekabet gücünün azalmasından dolayı ekim alanları düşüş seyrine girmiş ve 2009/10 yılında en düşük seviye olan 420 bin ha kadar düşmüştür.
Ancak son yıllarda üretim yeniden yükseldi, verilen teşvikler nedeniyle pamuk üretiminin yapıldığı bölgelerdeki mısır üretimine geçen çiftçiler yeniden pamuğa yöneldi. Bunun sebebi ise pamuğun daha fazla gelir getirmesi, devletin pamukta verdiği primin daha yüksek olması kısacası pamuğun daha çok kazandırması. Üretim sahalarına gelince; Türkiye’de pamuk üretiminin tamamı Ege, Akdeniz ve Çukurova bölgesinden karşılanıyordu. Ancak son yıllarda Çukurova’daki pamuk hastalıklarının vezararlılarının yoğun olarak ortaya çıkması ve GAP ( Güneydoğu Anadolu Projesi ) kapsamında sulanabilir alanların artması sonucunda üretim, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne doğru kaydı. Bugün ülke pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 60’ı Güneydoğu Anadolu Bölgesinden karşılanıyor.
Yıllık üretim ve tüketim rakamlarına baktığımızda 2017/18 itibari ile yıllık pamuk üretimimiz; 852 bin ton, tüketimimiz ise; 1 milyon 481 bin ton. Üretimde dünyada 7’inci, tüketim de ise 4’üncü sıradayız. Aslında dünya sıralamasında yadsınamayacak önemde üretim ve tüketime sahibiz. Rakamlara baktığımızda yaklaşık 600-700 bin ton arz açığımızın olduğunu görüyoruz. Yani yaklaşık 700 bin ton pamuk ithal ediyoruz. İthalatı yaptığımız ülkelerin başında ise ABD,Yunanistan, Brezilya, Türkmenistan ve Avustralya geliyor. Ancak bu rakamlar aldatıcı olmasın; pamuk veriminde dünyada 3. Sıradayız. Ekolojimizin üretime uygun olması, toprak ve iklim yapısı ve pamuk üretimindeki ıslah çalışmalarımız, doğru metotları kullanmamız, zararlılarla etkin mücadelemiz ve üretimde kullandığımız mekanizasyon sayesinde ekim yaptığımız sahalardan yüksek verimler alıyoruz.
Yani Türkiye pamuk tarımında üretim ve ithalat dengesiyle beraber önemli bir konumda. Peki, kardeş ülke Azerbaycan ne durumda?
Azerbaycan için pamuk üretimine Türkiye’nin yanı sıra aynı coğrafyayı paylaştığı örnek iki ülke var: Özbekistan ve Türkmenistan. Zira Özbekistan dünya pamuk üretiminde 5. sırada ihracatında ise 2. sırada yer alıyor. Mesela Özbekistan 2018 yılı itibariyle pamuk lifini tekstil sektöründe kullanmak ve tekstil sektörünü canlandırmak, hazır giyime kaynak aktarmak için pamuk ihracatını durdurma kararı aldı. Yani pamuğu kendi ülkesinde işleyecek ve yurt dışına pamuk değil de hazır giyim ihracatı yapacak. Bu gerçekten diğer Hazar ülkeleri için emsalsiz bir örnek ve proje. Yine Türkmenistan’da yadsınmayacak derece de pamuk üretimi var. Hatta Türkiye pamuk ithalatının bir kısmını buradan karşılıyor.

Azerbaycan Pamuk Üretimine Yatırım Yapıyor
Durum böyleyken Azerbaycan’a bakıyoruz. Azerbaycan ekolojik olarak pamuk üretimine Türkiye kadar uygun değil ve üretim sezonu Türkiye’deki gibi uzun değil. Yani bu şu demek oluyor; sezon kısa olduğu için yapılan üretimden bize oranla daha az verim elde ediyorlar. Mesela biz dekardan 488-500 kilogram civarında pamuk alırken, Azerbaycan ise dekardan ortalama 200 kilogram civarında pamuk alıyor. Bu neredeyse bizim dekar başına aldığımız verimin yarısından daha az. Verimliliğin az olmasını sebebi yalnızca sezonun kısa olması değil. Pamuk girdi maliyeti yüksek bir ürün. Azerbaycan’da girdi yetersizliği, sulama sorunu, bitki koruma, zirai mücadele, mekanizasyon ve bilgi (belki de en önemlisi) yetersizliği gibi sebeplerden dolayı istenilen üretim ve verime henüz ulaşılmış değil. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen üretime uygun geniş sahalar, araziler var ve her geçen gün üretim alanları arttırılıyor. Azerbaycan Devleti son yıllarda birçok konuda olduğu gibi pamuk üretimini canlandırmak için çalışmalara yapıyor, teşvikler veriyor. Devlet eliyle büyük sulama sistemleri kuruluyor, mekanizasyona yatırım yapılıyor, pamuk alım fiyatları arttırılıyor. (Hatta 2 yıl önce Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı’nın pamuk üretici ve işletmecileriyle yaptığı görüşme sonucunda üretimi arttırmak için üreticilerin nakliye harcamalarının işletmeciler tarafından karşılanması ve işletmecilerin üretim masraflarının yüzde 90’ı tutarında üreticilere ön ödeme yapması kararlaştırılmıştı.) Bunlarla birlikte bilgi eksikliğini gidermek için Türkiye’den pamuk üretim konusunda uzman kişiler, Azerbaycan’da pamuk üretimindeki sorunlarla mücadele etmek için eğitim seminerleri düzenliyor.
Ülkede hazır giyim çok pahalı ve neredeyse üretimi yok. Çünkü maliyetler çok yüksek. Tekstil sektörünün gelişimi için yeterli pamuk lifi üretimine de sahip değil. Bunun için tekstil ihtiyacının büyük bir kısmını Türkiye ve benzer ülkelerden karşılıyor. Başkent Bakü’nün en işlek caddelerinde dünyaca ünlü markaların yanı sıra Türk hazır giyim markalarını da görüyoruz. Ülkede Türk hazır giyim markaları oldukça revaçta. Bunların olması elbette güzel gelişmeler. Ama neden dünya pazarında Azerbaycan giyim markalarını da göremiyoruz. Dünya pazarını geçtim Azerbaycan’da iç pazarda neden yerli giyim markaları yarışmıyor. Bu imkânsız değil. Eğer bu konuda planlı ve verimli üretim yapılırsa, ülke pamuk lifinde kendi ihtiyacını karşılayabilecek hale gelirse hem tekstil sektörüne kaynak sağlanır hem de hazır giyimde üretim maliyetleri düşer. Bu da ülke genelinde yeni istihdam alanları yaratır. Biz de belki az önceki Özbekistan örneğini önümüzdeki yıllarda Azerbaycan için veririz.
Sonuç olarak beyaz altın yani pamuk yalnızca üreticisine değil tekstil sanayicisine de istihdam sağlıyor, katma değer yaratıyor hazır giyim için büyük kaynak oluşturuyor. Pamuk üretimini arttırıp dünyada; hem pamuk üretiminde, hem de tekstil ve hazır giyimde neden markalaşmayalım ki?

No Comments Yet

Comments are closed

Turkaz Magazine dijital dergi platformudur.
Hello. Add your message here.