ÇİKOLATA TADINDA BELÇIKA

Göz Zevkiyle, Damak Tadının Tatlı Uyumu… Hani Kurukahveci Mehmet Efendi’den yayılan taze kavrulmuş kahve kokusu sizi, Mısırçarşısı’nın Eminönü Kapısı’nda karşılar da mest eder ya, o tatdaki mis gibi çikolata kokusu da Belçika’nın hemen hemen her sokağında sizin içinizi doldurup, aklınızı başınızdan alıyor. Ülkeyi gezerken dolaştığınız her sokakta, meydanda ve alışveriş merkezlerinde bulunan geleneksel çikolata dükkânları ve onlardan yayilan bu inanılmaz güzel koku size tüm geziniz boyunca eşlik ediyor. Godiva, Leonidas, Marcolini gibi dünyaca ünlü markalarının dükkanlarındaki elyapımı birbirinden değişik ve farklı çikolata eserlerden gözlerinizi alamazken, bilinçaltınızdan bir ses size hoşgeldin çikolata tadında Belçika’ya diyor.

  

 

Avrupa Birliği’nin Kalbi BRÜKSEL

Şehrin merkezinde Grand Place Meydanı, Manneken Pis Heykeli, Royales St. Hubert Pasajı ve dünyaca ünlü finans spekülatörü George Soros’un da Brüksel’e geldiğinde kaldığı tarihi Warwick Hoteli mutlaka görülmesi gereken yerler olarak ilk sıralarda yeralsa da şehrin hatta ülkenin yeni sembolleri Atomium ve Avrupa Parlamentosu da önemli sayıda turisti ağırlıyor. Parlamento ve çevresindeki yapılaşmadan ve yoğunluktan Avrupa Birligi’nin kalbi burada attığını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Ayrıca St. Michael ve St. Gudula Katedralleri ile Kraliyet Sarayı’nı da gezilecekler listesine almalısınız. Geziniz esnasında şayet biraz soluklanmak isterseniz, yağmur da yoksa Cinquantenaire Parkı’nda yeşilin içinde kaybolup, yorgunluğunuzu atmak için kendinize biraz zaman ayırın. Brüksel’den deniz kıyısının güzel şehri Oostende doğru yol alırsanız iki harika şehir Gent ve Brugge size kapılarını açıyor.

BRÜKSEL

Ortaçağ Havasındaki Öğrenci Şehri GENT

Brüksel’e yaklaşık 57 km uzaklıktaki Flamen bölgesinin ikinci büyük şehri olup, korkunç hikayesi ile Gravesteen Kalesi başta olmak üzere birçok ortaçağ mimari esere de evsahipliği yapmaktadır. Kontların kalesi olan Gravesteen daha sonraları insanın aklının alamayacağı korkunç işkencelerin yapıldığı bir hapishaneye dönüşmüştür. St Baafs Katedrali, çan kulesi, St Nicolas Kilisesi de gezilecek yerler arasında olup çoğunlukla Emirdağ’lı gurbetçilerimizin yoğun olarak bulunduğu Sleepstraat ( caddesi ) ise bakkalından kuyumcusuna, köfteçisinden tatlıcısına tam bir küçük Emirdağ. Burada yiyeceginiz öğle yemeğinden sonra Gravesteen Kalesi’nden Burgstraat’a ( caddesi ) gecerek Het Moment Kafe’ de sıcak çikolatanın tadına mutlaka bakın. Sıcak bir bardak sütün üzerinde getirilen tablet çikolatayı siz kendiniz süte koyup, sütün içinde eriyişine tanıklık ediyorsunuz. Lezzetli ise gerçekten anlatılmaz.

GENT

Gravesteen Kalesi

Nicolas Kilisesi

Açıkhava Müzesi BRUGGE

Belçika’nın Venedik’i denilen Brugge şehri kendisini çevreleyen kanalın ortasında sanki bir açıkhava müzesi. Grote Markt Meydanı ve burada bulunan çan kulesi şehrin en çok turist alan mekanları. Çan kulesinden ise şehrin manzarası bir harika. Tarih müzesi, St. Salvor Katedraliat, Kutsal Kan Bazalikası ve avrupanın en eski hastanelerinden biri olan St. John Hastanesi Brugge’de gezilmesi gereken diğer mekanlar. Kanallar şehri olan Brugge’de mutlaka bir de tekne turu da yapmalısınız. Şayet bunca gezilecek yerden sonra biraz dinlemek isterseniz, Minnewater Parkı yeşilliğin kanallarla birleşmiş doğasında sizi bekliyor.

BRUGGE

Okyanus Kıyısındaki Güzellik Oostande

Brugge’den yaklaşık….km sonra Oostande’in geniş ve uzun kumsalları sizi karşılıyor. Gel-git olayının da çok net bir şekilde izlenebildiği bu altın sarısı kumsallar yazın sıcak günlerinde, denizde serinlemek isteyenlerle dolup taşıyor. Limanda demirli bulunan ve ziyarete açık olan Yelkenli Gemi Mercator ise yaz, kış ziyaretçi akınına uğruyor. Atlantik havasını doya doya ciğerlerinize cekip okyanusun sisli gizemli görüntüsünün tadını doyasıya çıkarabileceğiniz Oostende bu rotamızın son durağıydı. En kısa zamanda başka bir coğrafyada buluşmak üzere….

Oostande

Fadıl BAŞAR


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir