Değer bazındaki ihracatımız 11,5 milyar dolara yükseldi

Namık Ekinci – Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Profesyonel geçmişinizi öğrenebilir miyiz?


İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulu’ndan mezunum. İş hayatına 1974 yılında Karabük’te bulunan Ekinciler Demir ve Çelik San. A.Ş. tesislerinde başladım. 1980 yılından itibaren ise uluslararası ticarete atıldım.
1990’lı yıllarda Türkmenistan’da çeşitli inşaat projeleri üstlenirken dönemin Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov’un ekonomi danışmanlığını da yaptım. 1996 yılında Ekinciler Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevime geri döndüm. Bugün Ekinciler Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Eş Başkanlığı görevini sürdürmekteyim.
Profesyonel iş yaşamının yanı sıra çelik sektörünü temsil eden Sivil Toplum Örgütlerinde de çeşitli görevler üstlendim. Geçmişte Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Başkanlığını yaptım. 2014 yılının Nisan ayında ikinci kez seçildiğim Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimi sürdürmekteyim. Bununla birlikte 2017 yılında kurulan Çelik Dış Ticaret Derneği’nin ve Çelik Federasyonu’nun da Başkanı olarak sektörümüze hizmet vermekteyim. İMMİB Yönetim Kurulu Üyeliği görevim de halen devam ediyor.
2017 yılı çelik sektörü için nasıl geçti?
Geride bıraktığımız yıl tüm siyasi ve ekonomik zorluklara rağmen ihracatımızı artırmayı başardık. Ürünlerimizi 200’ün üzerinde ülkeye ihraç ettik. Türk çelik sektörümüzün 2017 yılındaki ihracatı bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 7,7 artışla 17,8 milyon tona ulaşırken, değer bazındaki ihracatımız ise yüzde 26,4 artışla 11,5 milyar dolara yükseldi.
Sektörümüzün direkt ihracatına, diğer birliklerin faaliyet alanına giren demir çelik ürünleri de eklendiğinde Türkiye’nin 2017 yılında toplam çelik ihracatı; miktar bazında 18,7 milyon ton, değer bazında ise 13,6 milyar dolar oldu.
2017 yılında miktar bazında en fazla ihraç edilen çelik ürünleri sırasıyla; 5,6 milyon tonla inşaat çeliği, 2,5 milyon tonla yassı sıcak, 1,9 milyon tonla dikişli boru, 1,5 milyon tonla profil ve 1,4 milyon tonla filmaşin oldu. Sıralamayı 979 bin tonla yassı kaplama, 723 bin tonla kütük, 571 bin tonla inşaat aksamları, 413 bin tonla yassı soğuk ve 321 bin tonla diğer sıcak çekilmiş çubuk izledi.
Çin hükümetinin ülkedeki hava kirliliğinin yüksek boyutlara ulaşmasından dolayı üretimini azaltması, dünya ticaretinde uyguladığı haksız rekabetine karşı yapılan küresel baskıların yankı bulmasıyla ihracatını azaltma yoluna gitmesi ve ülkedeki ekonomik büyümenin etkisi ile yatırımlarına ağırlık vermesi, Türk çelik ürünlerine olan talebin artmasını sağladı. Ayrıca AB ülkelerinin Türk çeliğine olan taleplerinde yaşanan dikkate değer artış ihracatımıza olumlu yansıdı.
“Bütün olumsuzluklara karşın kayıpları yeni pazarlara açılarak telafi etmeyi başardık”
Geçtiğimiz yıl geleneksel pazarlarımız olarak nitelendirdiğimiz Orta Doğu ülkelerine olan çelik ihracatımızda düşüş yaşandı. Bu durumun nedenini bazı ülkelerdeki siyasi istikrarsızlık ve bölgede genel olarak artan çelik üretimi olarak gösterebiliriz. Ayrıca başta ABD olmak üzere dünyada artan korumacılık eğilimi ve haksız yere uygulanan ticaret politikası önlemlerinden dolayı kayıplar yaşadık. Bütün bu olumsuzluklara karşın pazar esnekliğine sahip bir sektör olduğumuz için bu kayıpları yeni pazarlara açılarak telafi etmeyi başardık. Bunun en somut örneği Uzak Doğu ülkelerine gerçekleştirdiğimiz ihracatta 2017 yılında kazandığımız büyük ivmedir. Örneğin; 2016 yılında 12,4 bin ton ihracat gerçekleştirdiğimiz Singapur’a 2017’de 562 bin ton ihracat yaptık. Yine 2016 yılında Hong Kong’a 2,6 bin tonluk ihracat yapmışken, 2017 yılında bu rakamı 283 bin tona taşıdık.
Türkiye’nin çelik ihracatı beklentilerinizi karşılıyor mu? İhracatın artırmak için neler yapmayı planlıyorsunuz?

Türkiye çelik ihracatı yaşadığı sorunları aşması durumunda çok daha iyi bir noktaya gelebilecek potansiyele sahip. Bu doğrultuda Çelik İhracatçıları Birliği olarak sektörün gelişimine katkı sağlamak ve ihracatını artırmak için yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Öncelikli hedefimiz ülkemizi dünya pazarlarında tanıtmak ve pazar payımızı artırmak. İhracatçı firmalarımızın yurtiçi ve yurtdışında karşılaştıkları sorunları çözmek de en önemli amaçlarımız arasında bulunuyor. Bu doğrultuda ticaret ve alım heyetleri düzenliyor, dış pazar araştırma geliştirme ve girdi tedariki çalışmaları yürütüyor, Ar-Ge konusunda sektöre destek oluyoruz. Aynı zamanda Türk çelik sektörünü tanıtıcı faaliyetler gerçekleştiriyor ve sosyal sorumluluk projeleri hayata geçiriyoruz.
Sektörümüzün en önemli sorunları arasında yer alan anti-damping ve telafi edici vergi soruşturmalarının lehimize sonuçlanması için lobi faaliyetleri de dâhil birçok çalışma yürütüyoruz. Sektörümüzü ilgili davalarda avukatlarımız aracılığı ile savunuyor; hedef pazarlarda Türk çeliğinin rekabetçi ve kaliteli yapısı hakkında bilinirlilik oluşturmayı amaçlıyoruz.
Türk çelik sektörü için 2018 yılı nasıl geçiyor?
Otomotiv ve beyaz eşya gibi çelik talebi fazla olan sektörlerin gelişimini bu yıl da sürdürmesini bekliyoruz bu da sektörümüze olumlu yansıyacaktır. Çin’in 2018 yılında da kapasite azaltma politikasını devam ettirmesi durumunda hinterlandında bulunan Hong Kong, Malezya, Singapur ve Endonezya gibi ülkelere ihracatımızdaki artış devam edecektir.
Diğer yandan çelik üretiminde kullanılan ve ithalatına bağımlı olduğumuz elektrot, ferro alyaj, refrakter gibi üretimde kullanılan sarf malzemelerinde ve hurda, kömür gibi hammaddede gerçekleşen artışlar üretim maliyetlerimizi yükseltiyor. İthal girdi mamullerinde yaşanan fiyat artışının 2018 yılında da artarak devam etme potansiyeli taşıdığını ön görüyoruz.
Sektörümüzün ihracatına ve üretimine negatif etki edecek gelişmelerden biri de Türk çelik sektörünün ana ürünü olan inşaat çeliğinde ithalat vergilerinin sıfırlanmasıdır. 2017 yılı ihracatımızda düşüş eğilimi gösteren inşaat çeliğinde ithalat vergisinin sıfırlanması, üretimimizde de önemli bir baskı unsuru yaratmaktadır. Bir takım müteahhitlerin gerçekle ilgisi olmayan, piyasada inşaat çeliği bulamadıkları ve fiyatlarda spekülasyon yapıldığı iddiaları sonucunda alınan bu karar 2018 yılında inşaat çeliği fiyatlarında beklenen düşüşü getirmeyeceği gibi Rusya, Ukrayna ve Çin gibi dampingli ve kalitesiz ürün ihracatı gerçekleştiren ülkelere karşı Türkiye’mizi savunmasız durumda bırakmıştır.
“Türkiye, 2017 yılında 37,5 milyon ton ham çelik üretimi ile dünyanın en büyük 8’inci, Avrupa’nın ise 2’inci büyük üreticisi oldu.”

Son 2 yıl göz önünde bulundurulduğunda 2019 yılına dair öngörüleriniz nelerdir?
Tüm dünyada dengeler sürekli değişiyor. Birkaç ayda bile tahminler değişebiliyor. Ancak mevcut şartları korumamız durumunda 2019 yılında da büyümemizi sürdüreceğimizi söyleyebiliriz.
Türkiye çelik sektörünün dünyadaki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektörümüz üretim kalitesi ve ihracat potansiyeli ile global çelik sanayinde önemli bir noktada bulunuyor. Türk çelik sektörümüz 2017 yılı ihracatıyla dünya sıralamasındaki 9’unculuğunu korudu. İhracattaki olumlu gidişat yanında üretimdeki rekor artış da sektörümüz adına sevindirici bir gelişme olarak dikkat çekti. Türkiye, 2017 yılında 37,5 milyon ton ham çelik üretimi ile dünyanın en büyük 8’inci, Avrupa’nın ise 2’inci büyük üreticisi oldu.
Turkaz Magazine dergisi olarak, Türkiye – Azerbaycan arasında tanıtıcı rol almayı hedefliyoruz. Siz bu iki ülke arasındaki dostluğu ve iş ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dost ülkemiz Azerbaycan sadece ortak geçmişimizle değil ticari ilişkilerimizle de her zaman özel bir noktada bulunuyor. Özellikle 2014- 2016 yılları arasında Azerbaycan’a olan çelik ihracatımızda azalış meydana gelmiş olsa da 2017 yılında çelik ihracatımızı hem değer hem de miktar bazında yüzde 40 artırdık. Bu yükselişin 2018 yılında da artarak devam etmesini bekliyoruz.

No Comments Yet

Comments are closed

Turkaz Magazine dijital dergi platformudur.
Hello. Add your message here.