“İşler planladığın gibi gitmediyse üzülme, her zaman seni bekleyen başka bir yol vardır”

Özden Pusat – tutumluanne.com Kurucu

Özden Pusat’ı tanıyabilir miyiz?

ODTÜ Sosyoloji mezuniyeti sonrasında 15 yıl Türkiye’nin önemli bankalarında kurumsal bankacılık yaptım. Kendi işimi kurma kararı ile kurumsal hayatı bıraktıktan 1,5 yıl sonra çok inandığım bir proje olan tutumluanne.com’u hayata geçirdim.

Tutumlu Anne fikri ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?

Kendi işimi kurma kararı aldığımda ölçeklenebilir bir pazar olmasına, Türkiye’de yapılmamış bir iş olmasına ve başkalarına fayda yaratmasına yani başka bir deyişle bir ihtiyacı karşılıyor olmasına dikkat ettim. Bütün bunlar beni Türkiye’de çok bakir olan 2. el piyasasında bebek-çocuk ürünleri ile ilgili bir şeyler yapmaya itti. Yaklaşık 1 yıl süren araştırma ve hazırlık sonrasında 2013 Eylül ayında tutumluanne.com hayata geçti.

Tutumlu Anne’de anneler neler bulabiliyor?

Tutumluanne’de bebek arabasından markalı giyim ürünlerine, ayakkabıdan oyuncağa kadar 0-14 yaş bebek ve çocuğu ilgilendiren her şey bulunuyor. Bulunmayan ürünlerden bahsedecek olursak hijyen sorunu olabilecek paketi açılmış emzikler, kırık, boyası kalkmış, görünümü, işlevi ve kullanımda eksikliği olan hiçbir ürün onaylanmaz .

Ürününü satmak isteyen anneler satış işlemini nasıl gerçekleşiyor?

Son derece kolay. Tutumluanne.com’a üye olduktan sonra cep telefonu ile 55 saniyede kolayca ürün ekleyebilirler. Ürünün fotoğraf kategori ve markasını ekledikten sonra sistem annelere o marka ve kategoride satılan son 5 ürünün ortalama fiyatı verir. Böylece anneler kolaylıkla ürünün durumuna göre fiyat belirleyebiliyor.

Özellikle daha küçük yaştaki bebekler için annelerin ilk aradığı hijyen olmalı. Kullanılmış ürünlerde hijyen garantisi veriyor musunuz?

Bu sorunuzun en güzel cevabı 5 yıldır değişmeyen %2 iade oranı, üstelik sistem üzerinden koşulsuz iade imkanı vermemize rağmen. Öncelikle biz tüm ürünlerini online ortamda ön elemeden geçiriyoruz ve duruma göre ürünü kabul etmiyoruz veya değişiklik talep ediyoruz. İkincisi sıkça sorulan sorular ya da ürün onay gibi aşamalarda kullanıcılarımızı ‘anne özeni’ konusunda yönlendiriyoruz. Ayrıca biz Türkler’in akraba ya da tanıdıklar arasında ürün alıp verme geleneği var ancak biz kardeşimizden bile alsak zaten ürünleri yıkamadan çocuğumuza giydirmiyoruz, bu ürünlerden aslında bir tanıdığınızdan aldığınız ürünlerden farklı değil. Ürünler genellikle bir sezon ya da birkaç kere kullanıldığı için yıpranmada olmuyor. Özetle 5 yıldır hijyenle ilgili aldığımız şikayet neredeyse yok gibi. Ayrıca alıcılar satıcıların puanlayıp ürünle ilgili yorumlarını yazıyorlar. Bu hem diğer alıcı annelere yol gösterici oluyor hem de satan anneleri ürünleri düzgün ve anlatıldığı gibi göndermesi konusunda teşvik ediyor.

Sosyal sorumluluk çerçevesinde anneler gelirini bağışlayabiliyorlar sanırım. Bundan biraz bahseder misiniz?

Evet, kurulduğumuzdan beri Kanserli Çocuklara Umut Vakfı ile işbirliğimiz var. Dileyen anneler ürün ekledikten sonra ‘üründen elde edilecek geliri Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’na bağışlamak istiyorum’ seçeneğini tıklarsa, ürün satıldığı zaman ürün gelirinin tamamı Kaçuv’a aktarılıyor. Biz de bu işlemlerden komisyon almıyoruz ve bedelinin tamamını Kaçuv’a gönderiyoruz. Her ay sonunda bir önceki ayın bağışlarını bağışçı listesi ile beraber Kaçuv’a aktarıyoruz. Kaçuv’da bağış yapan kişilere tek tek ‘bağış tutarı’nında yazdığı bir teşekkür maili gönderiyor. Tutumlunne, hem alıcı hem satıcı annelere fayda yaratan bir pazaryeri ama burada çocuğunun hastalığı ile mücadele eden anneleri de unutmayalım ve onlara bir nebze de olsa destek olalım istiyoruz.

Öğrenme ve keşfetme süreci de çok keyifli ve heyecanlı

E girişimde en çok hangi sorunlarla karşılaşıyorsunuz? Bu sorunları çözmek için neler yapmayı planlıyorsunuz?

E-ticarette işin omurgası yazılım ve teknoloji. Teknoloji dediğimiz şey de inanılmaz dinamik ve hiç bitmeyen bir süreç. Hiçbir zamana ben harika bir site ya da mobil uygulama yaptım diyemezsiniz hep gelişmek zorundasınız. Bunu yakalamayan e-ticaret şirketleri yok olmaya mahkum kalıyor. İkincisi C2C’nin kendine özgü dinamikleri var. Düşünsenize her ürün tek, stoğu yok,tedarikçileriniz firmalar değil bireyler. Baktığımızda Türkiye’deki pazar yerleri genelde B2C konusunda uzmanlar. Biz gerek pazarlama gerek teknoloji hizmeti aldığımız tüm firmalarda bunun zorluklarını yaşadık ve yaşıyoruz çünkü B2B ya da B2C çözümleri her zaman bize uymuyor. Nasıl çözebiliriz diye kafa patlatıyoruz. Ancak bu öğrenme ve keşfetme süreci de çok keyifli ve heyecanlı.

Kısa ve uzun vadede hedefleriniz nedir?

Biz çok yeni ilk yatırımımızı aldık. Bununla öncelikle sitemizi ve mobil uygulamamızı teknolojik olarak iyileştirme ve yenileme sürecine girdik. Bunun yanı sıra yeni pazarlama faaliyetleri ile önceliğimiz tamamen ölçeklenme olacak. Kısa vadede 200.000 olan kullanıcı sayımızı 1 milyon kişiye ulaştırma hedefimiz var. Orta vadede ise özellikle arzı arttıracak ve toplam pazarı büyütecek yeni bir yapının şimdiden fizibilite çalışmalarına başladık.

Girişimcilere neler öneriyorsunuz?

Bir ihtiyacı karşılıyor olmak, hiç yapılmamış bir iş yapmak ya da rakiplerden farklılaşmak, en önemlisi de yapılacak işin ölçeklenebiliyor olmasına dikkat edilmesi gerekir diye düşünüyorum. Bir de biraz önce söylediğim gibi teknoloji çok dinamik ve her şeyin merkezinde artık, bu yarışta geride kalınmayacak bir vizyon ve kaynak yaratılması gerekiyor.

 

TurkAz Magazine olarak, kadının ekonomiye katılmasını destekliyoruz. Siz “iş yaşamında kadın” için neler söyleyeceksiniz?

Kadınların birbirlerini desteklemesini çok önemsiyorum. Biz ilk yatırımımızı Arya Women ve Galata Business Angels’dan aldık. Arya Women, kadın yatırımcılar ile kadın girişimcileri bir araya getiren bir melek yatırım ağı, kadın girişimcilerin mutlaka tanışmasını öneririm. Aslında birçok kadın bilgi ve yetenek olarak erkekler kadar donanımlılar ancak iyi eğitimli kadınlar bile çoğunlukla toplumsal sebeplerden dolayı erkekler kadar cesaretli olamıyor. Kadınların kendi sosyal ağlarını kurarak yatırımcılık, mentörlük ve networking yapmalarının iş hayatında kadınları güçlendireceğini düşünüyorum.

Çalışan ve çalışma hayatının dışında kalan kadınlara neler öneriyorsunuz?

Ben bir anne olarak çalışan kadınların çocuklarına daha iyi bir rol model olduğuna inanıyorum. Çalışmayı tercih etmeyen kadınlarda bir şey diyemiyorum ama çalışmak istediği halde çalışacak düzgün bir ortam bulamayan kadınlara B ve C planlarını zorlamalarını, hiçbir şey olmasa bile üretken olacakları vakıf vb. kurumlara yönelmelerini, sosyal hayattan kopmamalarını öneririm.

Hayata dair temel felsefeniz var mı?

İşler planladığın gibi gitmediyse üzülme, her zaman seni bekleyen başka bir yol vardır.

Çalışma ortamınızda yanınızdan ayırmadığınız, vazgeçemediğiniz bir obje var mı?

Böyle bir nesne yok ama bence en yoğun ve problemli zamanlarda bile neşe ve mizahtan vazgeçmemek lazım.

 

No Comments Yet

Comments are closed

Turkaz Magazine dijital dergi platformudur.
Hello. Add your message here.